Nezih Uzel- Refik Fersan’ ın Saçları

Radyo’nun dillere destan ceberût komutanı, bir gün Refik Bey’i koridorda görmüş.

– Birazdan odama gel, demiş. Refik Bey az sonra Kenan Bin-
başı’nın odasına girmiş. Müdür, üzeri kâğıtlar, kitaplar, dos-
yalarla kaplı masasının arkasında oturmuş karşısında ayakta
duran bir memurla konuşuyormuş. Refik Bey yürümüş ve o da
ayakta durmuş. Kenan Binbaşı, Refik Bey’i yan gözle görmüş
fakat “Buyur, otur,” dememiş. Refik Bey ayakta, konuşma sı-
rası bekliyor. Neden sonra Kenan Binbaşı başını Refik Bey’den
yana çevirmiş. Kıta subaylarına yakışan o sert sesle gürlemiş:

– Nedir bu saçlar? Refik Bey afallamış, titremeye başlamış, ses
yok.

– Yaşlı başlı adamsın, böyle hippiler gibi saç uzatmaya utan-
mıyor musun?

Refik Bey renkten renge giriyor, bayılacak gibi oluyormuş.
Binbaşı devam etmiş:

– Ben seni koridorda görüyorum. Ne zamandır seninle ko-
nuşmak istiyordum. Biz sizin gibi adamları buralarda istemi-
yoruz. Burası devlet dairesi. Böyle dağınık perişan adamlara
burada yer yok. Biz ihtilali sizin gibi serserileri ortalıktan kal-
dırmak, devlet dairelerini çapulculardan temizlemek için yap-
tık. Senin bilgin olduğunu söylediler. Senin neren bilgin? Sen
neyin bilginisin? Bilgin adam böyle dolaşır mı? Çabuk git o
saçları kes. Bu olağanüstü ve zamansız saldırı sırasında Refik
Bey ağzını açıp tek kelime söyleyememiş, tek hareket yapama-
mış, olduğu yerde donmuş kalmış. Sonra Binbaşı karşısındaki
ile konuşmaya devam edince o da makama hafif bir selam ve-
rerek geri dönmüş. Kapıya yaklaşırken Binbaşı Kenan arka-
sından bağırmış:

– Bir daha da buralara uğrama, muhasebeye in, hesabını kes-
sinler.

Dr. Alaeddin Yavaşça’nın verdiği bilgiye göre, Atatürk’ün
çağında, Ankara’da “Riyaset-i Cumhur İncesaz Heyeti”nin
başkanı, Ankara Radyosu müzik şefi, Şam konservatuvarı
öğretim görevlisi, 400 besteye imza atmış, hocaların hocası,
devirlerin, zamanların müzik adamı Refik Bey, o gece evine
gidince hastalanmış. Yataklara düşmüş, günlerce ateşler için-
de kıvranmış ve sonunda ruhunu sahibine teslim etmiş.
Anlaşıldığına göre bu elim ve zamansız irtihalin, önde gö-
rünen sebebi “Radyo’da saçı uzun adamları görmemek” için
devrim yapan Kenan Bey olmalıdır. Türkiye’de Kenan Bey-
lerden pek çok var. Her zaman da yenileri gelir. Ama Tanrı
aşkına, bir Refik Bey bir daha gelir mi, bilmem.

Nezih Uzel, Radyoda Bir Gün, KETEBE YAYINLARI