Dümensiz, sözün, imgenin ve formun işgâl edildiği bu dönemde, bağımsız sanatın nefes alma alanıdır.
Her şeyin sayılara döküldüğü, yaratıcılığın teknokratik kalıplara hapsedildiği ve sermayenin kılıcını sallamayan hiçbir ifade yönteminin “nitelikli” sayılmadığı bir “örgütlü sorumsuzluğa” karşı; sivil ve sıkı şiirin müsellah hattında duruyoruz.
Köşelerin tutulduğu, sanatın belli başlı zümrelerin tekelinde bir “ısmarlama” aracına dönüştüğü ortamlarda, yaşamın mekanikleşmesi ve insan sömürüsüne karşı şiirselliğin aydınlatıcı gücünü savunuyoruz.
İlkelerimizi “işveli sloganlar” yerine poetikayla, yani söylemin özgürlüğü ve yapabilirliğin cesaretiyle kuruyoruz.
Fotoğraf, düzyazı, şiir, resim ve efektif görüntü gibi imgesel her türlü varoluşa kapı aralayan bu yapı; kürsülerin, seçkinlerin ya da sermayenin vasat bir kompozisyonu değil, o fi tarihli sesin ve estetiğin merkezidir.
İşte, ölü balığın dirildiği yer.
Dümensiz.
